Ara
  • Memet Ünsal

Hadi Bir Yaplab Kuralım!

Sene 2014, Brüksel’de metroda şehrin biraz ters bir yerindeki Fablab Brussels’a doğru gidiyorum. Anderlecht bölgesinde, VUB üniversitesi kampüsünde bir mekan. Üniversite öğrencileri tarafından kullanılıyor sıklıkla. İlk defa bir fablab’ı ziyaret edeceğim. Fablab kavramıyla ise 2013 yılında tanışmışız. O zamanlar İstanbul’da bir ortak çalışma merkezi kurma düşüncesiyle Avrupa’daki coworking space denilen yerleri inceliyoruz. Bunun bir parçasının da bir ortak üretim merkezi olması gerektiğini düşünmeye başlamışız. Fablab kavramı zaten ete kemiğe bürünmüş, özellikle ABD ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde yaygınlaşmış durumda. Fablab Brussels’ın kurucusu Stijn ile tanışmaya gidiyorum. Bir de kendi ufak bir projem var. Onu hayata geçireceğim.

2014 yılında kurumsal işimden sabbatical izni almış, henüz istifa etmemiş ve kurumsal hayatla köprüleri yakmamış ama çoktan İstanbul’a taşınmış ve InnoCampus projesini hayata geçirmek için çalışıyorum. Brüksel’e gelip arkadaşları ziyaret ettiğim bu 1 haftanın hemen hemen bütün günlerini Fablab Brussels’da geçiriyorum. İlk önce lazer kesici, 3B yazıcı gibi ekipmanları kullanmayı öğreniyorum, sonra kendi parçaları kesip basıyorum. 1 hafta sonra Kore’de düzenlenen Pan Asia Innovation Forum’da InnoCampus’ü anlatmaya gideceğiz. Orada sergilenmek üzere konteynerlerin bir modelini yapmaya karar vermişim. Lazer kesiciden MDF parçalarını ve pleksileri keserek 3 boyutlu bir model yapıyorum. Uçağa gitmeme birkaç saat kala hala son parçaları bitirmeye çalışarak son ana kadar çalışıyorum. Ortaya aşağıdaki gibi bir model çıkıyor. Sarı sprey boyayla boyayıp gerçek hayatta girişimcilerin olacağı yerlere Daltonlar’ı yerleştiriyorum.


Bir tane de 3B yazıcıdan konteyner çıktısı alıyorum. İçine Arduino’dan devre hazırlıyoruz. Kore’deki forumda ziyaretçilerin InnoCampus ile ilgili önerilerini içine atacağı bir konteyner. İçine her not atıldığında ışıkları yanıyor. Devre artık durmuyor ama konteyner şu anda benim notlarımı tutma vazifesini görüyor evde.


Zamanı biraz ileri saralım ve 2015 Mart’ına Adana’ya gidelim. Bir hayal gerçekleşmiş, InnoCampus’ü hayata geçirmişiz. Konteynerlerin lazer kesim modelinden biraz daha büyüklerini Çukurova Üniversitesi kampüsüne kurmuşuz. Brüksel’de tanıştığımız Stijn ile yakın arkadaş olmuşuz. O da Adana’ya kebap yemeye ve InnoCampus’ün yaplabını kurmaya yardım etmek için yanımıza gelmiş. Geceyarısı konteynerlerin içindeyiz. Bir yandan ortak çalışma alanının duvarları badana oluyor, biz de bir yandan yaplabın makinalarını kuruyoruz. İnanılmaz keyifli. 3B yazıcıların kullanım kılavuzunu bitirmeye gayret ederken aşağıdaki gibi bir sahne var.


Sonra yaplabımız daha da büyüyor, yeni makinalar alıyoruz, tırların üzerine yükleyip 7 farklı şehirde programlar düzenliyoruz ve bir çok gence üretim teknolojilerinin eğitimini veriyoruz.

yaplab.org fikri ise ta o zamandan beri aklımızda olmasına rağmen Türkiye’yi gezmeye bir süreliğine ara verip Kadıköy’e yerleştikten sonra ancak fırsat bulabiliyoruz hayata geçirmeye.

Ortak üretim, yapıcı hareket, maker kültürü - nasıl adlandırırsanız artık - bir süredir Türkiye’de biliniyor. Ama bilinmesi yaygın ve aktif olduğu anlamına gelmiyor. Birçok farklı alanda olduğu gibi çok yüzeysel bir şekilde devam ediyor ve gerçekten bu alana ilgi duyanların faydalanabileceği Türkçe kaynak da kısıtlı, bu teknolojileri kullanabileceği mekanlar da.


Bizim yaplab.org’daki amacımız ise hem bu mekanları bir araya getirmek, hem de yapıcı (maker) hareketine meraklı ve ilgili olanların hızlı bir şekilde ulaşabilecekleri bir platform oluşturmak. Sanal dünyada burada başlayan iş birlikleri yaratıcı mekanlarda da devam etmesi dileğiyle. Haydi vira!



0 görüntüleme
Bültenimize Abone Olun
Hangisisiniz?

© 2019 Yapıcı Teknoloji Robotik A.Ş.